Monday, October 10, 2011

ben ne yapiyorum?


Saat sabahin 03:47’sinde gozlerinin feri gitmis, damarlari neredeyse catlayacak bir kan canagini andiran tipiyle, goz pinarlari uykusuzluktan bolca sivi uretmeye baslamis bir halde yazi yazmak pek akli selim zat’in isi olmasa gerek. Bazen kendimle neden boylesine savas icine girdigimi ben de anlayamiyorum. Bunye bas bas bagiriyor, "yat uleen artik uyu" diye, ama aldiris etmiyorum. Neden? Basimda saat 12 olmadan “hadi kizim artik yat, bak saat kac oldu” diyen biri olmadigi icin mi? Bilincaltimda garip bir inatla, bu gozlerden daha ne yaslar cikar heyt be, dusuncesi mi var olmakta, anlamiyorum ki.

Sirf yapabildigin icin birseyler yapmaya karsiyim teoride. Ama gel gor beni, pratikte cok fena siciyorum. En basit ornegi uyumamaya inat etmem. En karmasik ornegi erkeklerle olan iliskilerim.

Sebebi surekli karsi gelme, muhalefet olma, isyan etme sevgisi mi, yoksa acgozlulukten kaynaklanan, hep daha cok isteme,  uretmeden tuketmeye odakli kapitalist  “ask for more” politikasi mi.

Amacim ne politikaya, ne felsefeye ne de psikolojiye girmekti aslinda.

Tek istedigim bugun yolda yururken kafamdan gecen “ah eve gidince yazayim bir” diyerek ufak capli eskizini olusturdugum dusunceleri en nihayetinde aktarbilmekti ki aklimdakiyle eyleme gecirdigim seyler birbirinden cok uzaga dusmekte.

Gecenin bu saatinde (04:02) ben ne yapiyorum?

No comments:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Netherlands'de gozume carpanlar